Hoşgeldiniz  

CELAL YILMAZ

SEDAT ERİŞ | 14 Kasım 2019 | Köşe Yazıları


SEDAT ERİŞ
sedaterisbp@gmail.com

Hz. Mevlana’ ya talebeleri bir soru sorar;

Pirimiz, hayat denen zorlu bu yolda insanları nasıl tanıyacağız?

İnsanları tanımanın yolu nedir?

Şöyle cevap verir Hz. Mevlana;

“Bir adamın birçok hüneri, makamı ve fen bilgisi sahibi olduğuna bakma.

Verdiği sözde duruyor mu? Vefası var mı? Asıl ona bak.

Hakla ettiği sözleşmeyi yerine getiriyorsa, insanlara verdiği sözde duruyorsa, vefalıysa onu istediğin kadar öv. Onun iyi vasıflarını bir bir say.

O senin övgünden, saydığın meziyetlerden daha üstün bir kişidir”

İnsanları anlama-tanıma noktasında başka İslam alimleri de bu konuda önemli sözlere imza atmışlardır.

Örneğin bir İslam alimi şöyle der;

“İnsanları tanımak ve anlamak çok zor bir iştir. Tanıdığınız bir insanın yeteneklerini keşfetmek ise imkânsıza yakın bir zorluktadır. Böyle bir insanı fark ettiğiniz de ise bir an durmadan, duraksamadan o insana ‘sen bir değersin’ demekten çekinmeyin”

Uzun bir süredir ülkenin ekonomik, sosyal, siyasal sorunlarını yazmaktan yorulma anlarımda zihin ve ruh dünyamda yer edinen insan profillerini yazamaya yönelirim.

Şu hususu özellikle belirteyim;

Bugüne değin makaleme konu edindiğim kimlikleri, kişilikleri yazdığımda bu şahısların çoğu yazdıklarımdan haberdar değillerdi. Bu böyle olmalıydı zira onlarla alakalı görüşlerimi günyüzüne çıkardığımda yazdıklarım beni bağlıyordu.

Bu manada konu objem olan bu kimlikler konusunda duygu ve düşüncelerimde abartıya kaçmadan ve üçüncü gözle yaptığım anlatımlarımda herzaman yanılgı payımıda gözden ırakta tutmadım.

Bugünde Celal YILMAZ kişiliğinin bende bıraktığı yansımaları anlatmak istiyorum.

Celal Yılmaz ismini ilk kez Batman Güncel Gazetesi ve Batman Süper FM radyo sahibi dostum, arkadaşım Hasan MİROĞLU vasıtasıyla tanıdım.

Sanırım 1990lı yıllardı. Hasan Miroğluyla tanışıklığım sürecinde bir gün sahibi olduğu süper FM radyosuna konuk olmuştum. Program sunucusu Celal Yılmazdı.

Sevecen sempatik bir simanın ardındaki herzaman gülümseyerek konuşan Celal Yılmaz belliki kendi iç dünyasında büyük acıları, hüzünleri, yanlızlıkları saklıyordu.

Espirilerle çevresindeki insanları neşelendiren bu zat aslında kendi gönül kırıklıklarını unutmaya çalışırken, çevresindeki insanların hüzünlerini dağıtma çabasındaydı.

Zeki, dikkatli, duyarlı bir kimlik olan Celal Yılmaz samimi,sıcak ve içten davranırken kendini beğenen kibir abidesi bazıları tarafından hep yanlış anlaşıldı, anlatıldı. Bazı çok bilmişler ise Celal Yılmazın içten bu duruşunu saflığa yoracak kadar bilgisiz ve görgüsüzdüler.

Batmandaki yaşam sürecinde Celal Yılmaz ile birkaç kez görüşme konuşma fırsatım oldu.Sonraki yıllarda ise 2000 yılında kader beni gurbete Ankaraya sürükledi. Ankaraya yerleştiğim yıllarımın ilk zamanlarımda Celal Yılmazın sağlık sorunu nedeniyle hastahanede yattığını duymuş kendisini ziyarete gitmiştim.

Ağır bir amelyata girecek olan Celal Yılmaz aynı  Celal Yılmazdı. Neşesini,çoşkusunu hiç kaybetmemişti. Hasta yatağında dahi bizi gülümsetmekten geri durmayışı hala taze ve canlı bir anı olarak gözlerimin önünde resmigeçit yapar.

Müziği, şarkı, türkü sevmeyi, söylemeyi kendine yaşam biçimi edinen Celal Yılmaz aynı zamanda Süper FM radyosunda yorum ve analiz yapmayıda seviyordu.

İnsanları sevmeyi,sempatik duruşlu bir insan olmayı becerebilen nadir tanıdığım insanlardan olan Celal Yılmaz sanırım kimseyi kırmadı, üzmedi.

Kimsenin arkasından kuyusunu kazmayan,insanların hatalarını, yanlışlarını dillendirmeyen Celal Yılmaz kişisel olarak bana herzaman güven verirken aynı zamanda vefalı bir dost profilini hep sergiledi.

Öncelikle şu bilgi notunu okurla paylaşayım.Son 1o yıl içinde Celal Yılmazı bir kez uzaktan görüp selamlaşmadan öteye kendisiyle hiç görüşme, konuşma şansım olmadı.

Bu makaleye gözatan okurlardan bazılarının aklına ‘Celal  Yılmaz hatasız, mükkemmel bir insanmıdır ki onu böylesine güzel cümlelerle övüyorsun’ sorusu gelebilir.

Bu soru haklı ve doğru bir sorudur.

Elbette Celal Yılmaz bir melek değil bir kuldur. Bütün insanlar gibi onunda eksik yönleri, yaşam yanlışlıkları olmuştur.

Kişisel olarak Celal Yılmazın bende bıraktığı eksik yönlerinden en önemlisi onun aşırı derecede duygusal olması geliyor.

Hassas ve naif bir ruha sahip olduğu için Celalde aşırı bir kırılganlık var. Bu kırılganlık elbette bazen kendi zihin ve ruh dünyasında yanlış anlaşılmaktanda olabilir veya yanlış anlamalardan kaynaklanma sözkonusu olabilir diye düşünüyorum.

Tüm bunlara rağmen kalbinde kötülük yoktur Celalin.

Güzel bu ruhlarda aksi bazı duygular kin, nefret, öfke,ihanet zaten olmaz olamazda. Ben Celali bu yönlerinden dolayı hep sevdim, takdir ettim.

Herkesin bir hayat öyküsü vardır.

Ben Celal Yılmazın hayat öyküsünü mercek altına alıp derinlemesine bir araştırma yapmadım. Hatta bu yaşam hikayesininin yüzde birini bile bilmem.

Ama bildiğim, inandığım birşey var; Bizim coğrafyanın klasik kültürünün dayattığı bazı ezberleri bozmak, müziği, neşeyi, yaşamdan keyif almayı unutmuş Batmanımızda hala neşeli kalabilmek kolay değil.

Maddeleşmiş yaşam döngümüzde çıkarın, egoizmin, ruhları teslim aldığı bu yıllarda ve hertürlü davranışın makam, mevki ve maddi güçle ölçütlendiği bu topraklarda Celal Yılmazlar toprağa dikilmiş fidan gibi.

Derviş  ruhlu Celal Yılmazlara selam olsun.

Sen çok yaşa Celal Yılmaz. Batmanlının gülen yüzü olan sen neşeni asla kaybetme.

Çoşkunu ve heyecanını kaybetmeyeceğinide biliyorum.

79 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Batman Güncel Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.