Hoşgeldiniz  

GERÇEK BİR DOST: DR. ALBAY NİHAT ÖZKAN-2

SEDAT ERİŞ | 16 Kasım 2022 | Köşe Yazıları


SEDAT ERİŞ
sedaterisbp@gmail.com

Gerçek dostluk üzerine zamanımızda olumsuz çok sayıda değerlendirme yapılıyor.

Her geçen gün maddeleşen, bencilleşen bu yalan dünyada Sevgi, içtenlik, anlayış, vefa ve paylaşımın hızla azaldığı bu ortamda nefes alacak alanlarımız gittikçe daralıyor, azalıyor.

Toplumsal bu kopuşun, savruluşun nedenleri arasında vahşi kapitalizmin insanları maddeci anlayışlara sürüklediği ayrı bir gerçekliliktir elbet.

Son zamanlarda ise insan ilişkilerinin yozlaşmasının nedenini gelişen teknolojik gelişmeler ve dijital bir dünyaya hızla girdiğimiz olarak yorumlayanlarda var.

Bazılarımız şöyle diyor; Artık zaman değişti. Eskidendi o gerçek dostlar. Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki, gerçek dost bulmak, çok zor. Şimdiki dostlar, bile hormonlu.

Yani kısaca organik dost bulmak, çok zor.

Ne olursa olsun hayat denen bu kısa yolda o kadar çok arıyoruz ki samimi ve içten bir dost sesini!

Ülkemizde ‘herkes işi düşünce arayıp soran dostlardan’ şikâyetçidir. Oysa asıl mantık hatasını, hatta insanlık hatasını bence biz burada yapıyoruz.
Dost dediğimiz insan bizi işi düşünce aramalı zaten.

Başka ne zaman arayacak ki?

Kaldı ki sadece dost değil arkadaş, akraba, konu komşu işi düştüğünde bizi aramalı.

Dostumuz aradığında bilelim ki beni yakın görmüştür, sorunu neyse benim çözebileceğime inanmıştır, bana güvenmiştir.
Nasıl olur da sıkıntıya düştüğünde yardım isteyen bir insanın hele hele de bir dostun yardım çağrısını ‘bana işi düştü, onun için beni arıyor’ diye yorumlayabiliriz?
Zaten dostlar bunun için değil midir?

Dost kavramını eğer ihtiyacım olduğunda o bana yardım etmiyorsa, ihtiyacı olduğunda ben ona yardım etmiyorsam neye dayanarak kullanabilirim? Nasıl ‘dostum’ derim?

İyi günümüzde herkes bizinle arkadaş, yoldaş olur. Mesele kötü günde, zor zamanda ve ihtiyacımız olduğunda yanımızda olmak değil midir dostluk?

Yapabileceğimiz bir şey varsa yapmamak, sahip olduğumuz gücü sevdiğimiz insanlar için ya da bizden yardım isteyen insanlar için kullanmamak nedir?
Bu duruma ne isim vereceğiz?

İnsanlık mı, dostluk mu, yardım severlik mi?
Böyle mi yer değiştirdi kavramlar?

Bazılarımız ‘ ama ben ona zamanında çok iyilik ettim, karşılıksız kaldı’ diyebilir. İyilik zaten karşılığı olan bir şey değildir. Adı üstünde ‘İyilik’, yani yapan kişinin iyi olma halidir.

Özellikle sosyal medyada Sürekli olarak insanlar tarafından yarı yolda bırakıldığını, ihanete uğradığını, yaptığı iyiliklerin karşılığını alamadığını, dostlarının da kendisini işi düştüğünde aradığını anlatan pek çok mesaj paylaşılıyor.

Can dostum Dr. Albay Nihat Özkan’ın şahsında gerçek dostlara ithaf ettiğim iki cümle ile makaleme son vermek isterim;

Baki dostluk adına nice dilekler vardır. Ölümün dahi ayrılık sayılmadığı gönüller vardır. Gurbet, yollar ve zaman araya set çekmişse ne çıkarsa çıksa da gerçek dostluklar içindeki sevgi, güven, vefa ve sadakatte birleşen yürekler  vardır

Güller, laleler, bütün çiçekler solar, çelik ve demir kırılır ama sağlam dostluk ne solar ne de kırılır.

18 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Batman Güncel Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.