Hoşgeldiniz  

İLUH’TA İZ BIRAKANLAR-5

SEDAT ERİŞ | 19 Haziran 2020 | Köşe Yazıları


SEDAT ERİŞ
sedaterisbp@gmail.com

HughWalpole adlı düşünür dünyaya, insanlara ve toplumsal yaşam alanlarına farklı bir yaklaşımda bulunarak şöyle diyor:

“Dünya düşünenler için bir komedi, hissedenler için bir trajedidir…”

Dünyayı büyük bir tiyatro sahnesine, insanları da bu tiyatronun oyuncularına benzetebiliriz.

Herkes gelir rolünü oynar; oyun bitince alkışlarla sahneyi terk eder.

Buna bakılırsa hayat bir oyun, bizler de bu büyük oyunun küçük aktörleriyiz.

Önemli olan rolünü hakkıyla ve layıkıyla oynamaktır

“Eski zamanların birinde bir adam hayatın anlamının ne olduğunu, çevresinde kıymeti bilinmeyen insanların neden yeterince anlaşılamadığını kendi kendine sormaya başlamış.

Bulduğu hiçbir cevap ona yeterli gelmemiş ve başkalarına sormaya karar vermiş.

Çok zorlu bir yolculuk sonunda zamanın bilgelerinden birinin yaşadığı bir eve ulaşmış adam.

Kapıdan içeri girmiş ve bilgeye hayatın anlamının ne olduğunu çevresinde kıymeti bilinmeyen insanların neden yeterince anlaşılamadığını sormuş…

Bilge: “Sana bunun cevabını söylerim ama önce bir sınavdan geçmen gerekiyor” demiş.

Adam kabul etmiş…

Bilge bir çay kaşığı vermiş adamın eline ve içine de silme bir şekilde zeytinyağı doldurmuş.

“Şimdi çık ve bahçede bir tur at tekrar buraya gel… Yalnız dikkat et kaşıktaki zeytinyağı eksilmesin, eğer bir damla eksilirse kaybedersin.”  diye de tembihlemiş.

Adam, gözü çay kaşığında bahçeyi turlayıp gelmiş.

Bilge bakmış… “Evet”, demiş “Kaşıkta yağ eksilmemiş, peki bahçe nasıldı(!)”

Adam şaşkın…

Ama demiş ben kaşıktan başka bir yere bakmadım ki…

“Şimdi tekrar bahçeyi dolaşıyorsun, kaşık yine elinde olacak ama bahçeyi inceleyip gel, demiş bilge…

Adam tekrar bahçeye çıkmış, gördüğü güzelliklerle büyülenmiş, muhteşem bir bahçedeymiş çünkü…

Geri geldiğinde bilge, adama “Bahçe nasıldı?” diye sormuş…

Adam gördüğü güzellikler karşısında büyülendiğini anlatmış.

Bilge gülümsemiş, “Ama kaşıkta hiç yağ kalmamış” demiş ve eklemiş: “ –

Hayat senin bakışınla anlam kazanır ya sadece bir noktayı görürsün hayatın akıp gider, sen farkına varmazsın…

Ya da görebileceğin tüm güzelliklerin tam ortasında hayatı yaşarsın, akıp giden zamanın anlam kazanır…

Hayatının anlamı senin bakışlarında gizli…”

Hayatın ne olup ne olmadığını bu kısa hikâyeden daha güzel kim anlatabilir ki?…

Bu hikâyecikte de görüldüğü gibi her şey bizim bakışımızda, hayatı ve nesneleri anlamlandırışımızda gizli…

Zaman, mekân aynı olsa da onlara yüklenen anlam farklı olabilir.

Onun içindir ki ne kadar insan varsa o kadar da bakış açısı ve anlayış vardır.

Zira herkes hayata kendi penceresinden bakar.

Kişinin ufku ne kadar darsa o kadar dar, ne kadar genişse o kadar geniş görür.

Bunun yanında olumlu ve olumsuz yaşanmışlıklar da bu bakış açımıza yön verebilir.

Karşılaşılan engeller kişileri yeni çözüm yolları aramaya zorlar.

Bu da kişinin mücadele gücünü diri ve iri tutar.

Fahrettin ÖZDEMİR- Hıfzullah HAMİDİ- Necat NASIROĞLU-Mustafa RAMANLI  Kendi izlerini onlardan önce yaşamış özel insanların izleri içinde eriterek sevdiklerinin gönüllerinde ölümsüzleşti..

Kalplerde ve zihinlerde İz bırakmanın yegâne yolu çiledir.

Yani acı çekmek

Fahrettin ÖZDEMİR-Hıfzullah HAMİDİ- Necat NASIROĞLU-Mustafa RAMANLI isimlerin hayatları  çile ve meşaketle doludur.

Aslında çoğu insan darda kaldığında, hayat gailelerini bahane ederek iz bırakma mükellefiyetini başkalarına, meselâ aile büyüklerine, kabilenin ileri gelenlerine, içinde bulunduğu toplumun önderlerine filân havale eder.

Bunu beceremeyenlerin bazıları ise çok daha tehlikeli bir yol seçer ve iz bırakmak ‘yükünü’, aynen evlâdına aktarır; tıpkı bir miras gibi..

Evet, İnsan denilen varlık, doktrinlerin, teorilerin, künyedeki bilgilerin içine hapsedilemez. O, eşref-i mahlukattır; bu gayeyi kendine rehber eden Fahrettin ÖZDEMİR- Hıfzullah HAMİDİ- Necat NASIROĞLU-Mustafa RAMANLI onurlarının peşinden sonsuzluğa emin adımlarla gittiler.

Gönül rahatlığıyla şunu söylemek mümkündür;

Onlar sadece bir doktrin insanları değildiler.

Onlar  asaletlerini, davalarını iliklerine kadar hisseden, samimiyetle bunları dile getiren ve yaşayan ideal insan grubuydular.

Fahrettin ÖZDEMİR- Hıfzullah HAMİDİ- Necat NASIROĞLU-Mustafa RAMANLI  Mertebeler, makamlar, sıfatlar, kartvizitler, para gibi araçları amaç haline getiren sonradan görmelere inat, Adam gibi Adamdılar.

Devam Edecek…

NOT:

YARINDAN SONRA Fahrettin ÖZDEMİR- Hıfzullah HAMİDİ- Necat NASIROĞLU-Mustafa RAMANLI İSİMLERİYLE YAŞADIĞIM İZ BIRAKAN ANILARI; HERBİRİNİ AYRI BİR BAŞLIK HALİNDE ANLATMAYA, HATIRALAR İÇİNDEKİ BU 4 GÜZEL İNSANIN KİMLİKLERİNİ, DURUŞLARINI, VEFA VE SAMİMİYETLERİNİ ANLATMAYA ÇALIŞACAĞIM……

134 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Batman Güncel Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.