Hoşgeldiniz  

İLUH’UN YAŞAYAN HAFIZASI: HACI YUSUF KIZAR

SEDAT ERİŞ | 16 Ağustos 2020 | Köşe Yazıları


SEDAT ERİŞ
sedaterisbp@gmail.com

Dostum, arkadaşım, kardeşim Salih KIZAR’ in sevgili babası. Bu ismi daha önce duyduğum halde bir makalede konu olarak işlemek bir türlü kısmet olmamıştı. Kısmet bugüneymiş demek lazım.

Makalenin başlığına bakıp ilk cümleleri okuyan bazı okurlar şöyle yanlış bir duyguya kapılabilir.

Yazar her arkadaşının babasını yazılarına konumu ediniyor?

Elbette bir yazar ve akademisyen olarak dostlarımın, arkadaşlarımın hatta bütün insanların anne ve babasına özel bir saygı duyarım ama yazılarıma konu edineceğim bir kişinin, benim zihin ve gönül dünyamı etkilemesi gerekir ve obje olarak işlediğim kişide birçok özel yön bulmam gerekir. Zira sadece sevdiğiniz ve değer verdiğiniz bir insanı konu olarak ele aldığınızda yazacağınız bazı sözler, anlatımlar yerine oturmaz, havada kalır. Böylesi bir anlatım tarzı sadece yazarı değil aynı zamanda konu olarak işlediği insanı da itibarsızlaştırır.

Hacı Yusuf Kızar Beyde beni en çok etkileyen yön kendisinin 90 yaşının üstünde bir ömür döngüsünün olmasıydı.

Hacı Yusuf, nerdeyse İLUH Kentinin tarihiyle yaşıt bir ömrü geride bırakırken bu hayat hikâyesinde kim bilir nice anlatılmamış, bilinmemiş olay saklıdır.

Hacı Yusuf Kızar gibi bir asra yakın ömrü geride bırakanları duydukça, gördükçe, tanıdıkça aklıma şu sözler takılır;

Hayat uğraşı insana sağlamlık verir, insan yaşlandıkça fırtınaların dövdüğü eski kayaların yalçın görüntüsüne benzer.

Sanırım Hacı Yusuf amca 1900 yıllar sonrasında dünyaya gelmiştir. 1900 yıllar dendiğinde aslında 19.Asır akla gelmelidir.

O asır gerek dünya için gerek ülkemiz için acı, kan, gözyaşı yıllarıdır. Osmanlının çöküşü, tarihe mal olmuş Çanakkale Savaşı, Kurtuluş Mücadelesi hep 19 yüzyılların ortalarına kadar süren acılı olaylardır.19 Yüzyılın hemen ikinci yarısında ise milyonlarca insanın ölümüne mal olan İkinci Dünya Savaşı.

Ülkemizde ise bu yüzyılda onlarca askeri darbe, kalkışma ve nice olaylar…

Tarihsel bu sürece Yusuf Amca hem gençlik, hem olgunluk hem de yaşlılık dönemlerinde canlı olarak tanıklık etti.

Zor ve çileli bu dönemde Yusuf Amcanın yaşadığı Güneydoğu ve Batman coğrafyasına derinlikli olarak baktığımızda yokluk, kıtlık, imkânsızlık adına her ne varsa Yusuf amcanın bu tahammül edilemez dönemi de yaşadığını anlamak mümkündür.

Çok yaşamış insan, uzun yıllar yaşayan değil, hayatın anlamını en fazla anlamış insandır.

Duyduğum ve araştırdığım kadarıyla Yusuf amca Yaşlılıkta dinç kalmanın en iyi yolunun, zihnen genç kalabilmek olduğunun şifresini çözmüştü.

Bu bağlamda Hacı Yusuf amcayı konu olarak işlediğim bu makalenin her satırında onda İLUH’ un mazisini gördüm ama Hacı Yusuf amcaya daha iyi bakmasını bilsek, BATMANIN istikbalini görürüz.

Çünkü Yusuf amca gibi yaşayan tarihi kimlikler Yaşlandıkça, manen yükselirler.

Günümüzde İnsanlar yaşadıkça yaşlandıklarını sanırlar, oysa yaşamadıkça yaşlanırlar.

Hacı Yusuf Kızarın yaşam öyküsü çok çarpıcı, etkileyicidir.

Küçük yaşta Suriye’ye giden Hacı Yusuf Kızar 30 yıl bu ülkede kimliksiz bir şekilde yaşar. Suriye’de kaldığı sürede Irak, Mısır gibi ülkelere giderek orada medreselerde dini eğitim alır. O yıllarda Suriye ile Türkiye arasındaki sınır hattı mayınlarla döşelidir. Hacı Yusuf Kızar bin bir tehlikeler sonunda ülkesine giriş çıkış yaparken her an ölümle burun burunadır.

1950 Yılında Türkiye’ye gelir ve gelir gelmez kimliğini çıkardıktan sonra kutsal vatan vazifesini yapmak üzere nüfus idaresine gider ve sonrasında askere gider.

Askerlik sonrası Batmanın Beşiri ilçesine bağlı Raman dağının eteklerindeki ova köyü Keverzo’ da medrese açar ve İslam dinine hizmet etmeye başlar. Birçok imam yetiştirir. Aslında Hacı Yusuf Kızara bölgede MELLA diye tanımlanan ulema ismiyle hitap edilir. Karadeniz’den, İç Ana doludan birçok kişi Hacı Yusuf Kızarın medresesine gelip ondan eğitim alır.

Hacı Yusuf Kızarın yaşam öyküsünün dışında onun İslam ve İnsan üzerine düşünce sistematiğini öğrendiğimde çok şaşırmıştım. Zira o çağının ve Bölgenin çok ötesinde çağdaş bir düşünceye sahipti. Öncelikle eğitime çok önem veriyordu. Bölgedeki bağnaz ve tutucu anlayışlara rağmen kendisi hem kendi çocuklarını hem çevresindeki gençlerin okumasını teşvik ediyordu.

Vatanına ve Dinine çok bağlı olan Hacı Yusuf Kızar İslami anlayışta Şeriat ve Hakikat denklemine sıkı sıkıya bağlıydı ve İslami meseleler kendine sorulduğunda şunu ifade ediyordu

Önce Kutsal Kitabımız Kuranı Kerime bakın, Aradığınız meselelere burada bir cevap bulmakta zorlanıyorsanız bu kez Fahri Âlem Peygamberimiz Hazreti MUHAMMED(s.a.v) sahih hadislerine başvurun. Bu iki yola rağmen hala bir cevap bulamıyorsanız o zaman İslamcın ahlakına, kurallarına ve bu dinin büyüklerinin ne söylediğine bakın.

Hacı Yusuf Amca gibi gerçek İslam âlimlerinin fikirleri, düşünceleri deneyimleri ile özellikle teorik, pratik (gündelik yaşamda bilgeliğin kullanılması) ve üretici (varılan bilginin başkalarının yararı için kullanılması) yaşam bilgisi açısından değerlendirildiğinde yaşlılık dönemi, bir hazine niteliği taşımaktadır.

Bu bağlamda ben Hacı Yusuf Kızar adını ve kimliğini araştırdıkça karşıma BİLGE bir insan çıktı. Yani Hacı Yusuf Kızar Ömrüne kattığı her yılda BİLGECE YAŞ ALDI.

Bu noktada bilgece yaş almanın, özellikle sağlıklı ve başarılı yaşlanma ile olumlu yönde ilişkisi olduğunu sanıyorum.

Bana göre Hacı Yusuf gibi bilge yaşlıların, yaşadıkları çoğu kayıplardan 3 ders çıkardılar;

SINIRLARINI BİLDİLER-  ÇELİŞKİLERİ FARKETTİLER-  BELİRSİZLİKLERİ KABUL ETTİLER

Hacı Yusuf Kızar gibi nesli tükenen bilge insanlar Fiziksel kayıplar yaşadıklarında ve hatta Yusuf amca gibi eşlerini kaybettiklerinde bile fazla zarar görmeden bu zor durumların üstesinden gelmeyi başarabilmekteler.

Son sözüm şu; Çok yaşamış insan, uzun yıllar yaşayan değil, hayatın anlamını en fazla anlamış insandır.

Nice sağlıklı ve esenlikli yıllar Yusuf KIZAR Amca.

85 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Batman Güncel Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.