Hoşgeldiniz  

KAVGA İSTEMEYENLER NASIL OLUR DA KAVGADAN NEMALANIR

Muharrem BİTEN | 09 Nisan 2019 | Köşe Yazıları


Muharrem BİTEN
bitenmm@gmail.com

İmam Ali  Neh ül Belağa kitabında “Eleştiriye açık olun ” der.

Kendi toplumundan en büyük eleştiriyi peygamber almıştır.  Tarihte ismi geçen tüm peygamberler eleştiriye açık olmuşlardır.  Eleştiriye konuyu kapatmak demek, gelişmeyi olgunlaşmayı durdurmak demektir.

Eleştiri ile kibir kelimelerini yan yana kullandığımızda konu daha iyi anlaşılıyor. Kendi ellerimizle seçtiklerimizi sahibimiz gibi görmeye başladığımızda, seçilen de bu sahiplik duygusunu benimser. Zamanla seçilmiş olmak ona bir ayrıcalık sağladığını ve kendisinin yok olması durumunda da bizim de yok oluşumuz manasına geldiğini fikrine kapılır. Ama ona bu duyguyu veren biziz, onu yücelten biziz.

Ona verdiğimiz bu ulaşılmaz uluhiyetlik makamının kendisi ve gelecek soyu için kurtulamadığını aslında atalarının da bu hakka sahip iken bu fırsatın kendisine geç geldiğini iddia eder. Bu iddiasını güçlendirmek için de bir kapıkulu re’ya sınıfını meydana getirir.

Eleştiriyi hakaret sanan bağnaz ve cahil yönetici bunun önce Ahlak, sonra da dinin emri olması konusunda da çok duyarsız davranmaktadır. Kendi elimizle yarattığınız canavar bizi teker teker yutmaya başlar.

Hâlbuki peygamberler kibirden münezzeh insanlar oldukları için eleştiriye kapıları sonuna kadar acıktı. Kibir onlar için Allah a savaş açmaktı ve kibirli olmaktan çok korkarlardı. Halkın onlara uluhiyyet vakfetmesi durumunda da ümmetlerini ikaz ederlerdi.

İşte kibir dehlizlerinin toplumun can damarlarına nasıl sızdığını ve şeytani planlarını ezen-ezilen, çoban- koyun, Kral- re’ya, sultan – teba olarak hayatımızın onların emirleri için yaradılışımızın belgesi haline dönüşüyor.

Hâlbuki Allah kuranda defaten Peygamber Muhammed’i bizim arkadaşımız olarak dile getirmesi eleştiri kültürüne verdiği değerin bir başka şeklidir. Bir insan en çok arkadaşı ile eleştiri öz eleştirici olur ve bundan mutluluk duyar. İsti’şare Kültürüne Kur’an’ın sahip çıkması da bu meyanda eleştirinin çok kutsal bir hak olduğunu kibir’in de şeytanın pisliği olduğunu bize gösteriyor.

Eleştiri kültürünü ve üslubunu kaybetmiş bir toplum parçalanmak zorundadır. İslam tarihinde bunu emeviler ile yıkılsın hizlanisini görmekteyiz.

Bin yıldan fazladır İslam eleştiri kültürü yerine koru körüne bağlılığa geçtiği için dünyanın enveri kalmış toplumlarını üretti.

Budistler de bile eleştiri kültürü Müslümanların eleştir kültüründen daha olgundur ve insanıdır. Kibir sucunun affedilmediği bu İslam dininde insanlarının ve yöneticilerinin bu kibir bataklığındaki hali eleştiriye kapalı tek taraflı bağnaz, zamanın ve insanlığın yörüngesinden çıkmış bu hastalıklı hali içler acısıdır. Bu Irki taasubiyetten dini taassubiyete, fikri taasubiyetten mali taassubiyete ve eleştirinin kibire mağlup olduğu her alanda bir virüs olarak danalarımızda dolaşmaktadır. Bu bize birileri için ölmek dahil, birileri için kendinden vazgeçmek dahil tüm haksızlık ve ahlaksızlıkları da içinde barındırır.

Büyük bir silkelenme gerçekleştiremezsek daha nice yüzyıllar kukla olarak başka toplumların katil makinası olmaya devam edeceğiz.

266 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Batman Güncel Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.